2. Yeditepe Bienali “Çerçeve İçi Çerçeve Dışı”

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Fatih Belediyesi ve Klasik Türk Sanatları Vakfı iş birliği ile düzenlenen Yeditepe Bienali ikinci kez sanatseverlerle buluşuyor.

“Çerçeve İçi Çerçeve Dışı” temasıyla yola çıkan 2. Yeditepe Bienali, içeride kaybettiğimizi dışarıda aramanın sonuçlarına ilişkin soruları, Batı’nın anlam dünyasının çerçeve ile ilişkisini ve oluşturduğu çelişkiyi gelenekli sanatlarımızın kendi estetik ve kültür enstrümanlarıyla birlikte tartışıyor. Bienal, 07 Ocak 2022 günü restorasyonu devam eden Süleymaniye Külliyesi İmareti Darüzziyafe’de başlayıp, 07 Mart 2022 tarihine kadar Nuruosmaniye Camii Mahzen, Fatih Cam Küp Galeri ve Yedikule Hisarı’nda devam edecek.

Fatih Belediye Başkanı M.Ergün Turan, Fatih’te sur içinin eşsiz güzellikteki mekânlarında gerçekleştirilecek olmasından mutluluk duyduğunu belirterek.’ Sanatsız bir medeniyet düşünülemez. Sanat, bir milletin anlayış ve zevkine uygun olarak gelişir, serpilir.Bizim medeniyetimizin sanat anlayışını belirleyen esas, “güzellik”tir. Hz. Peygamberimiz, “Allah güzeldir, güzeli sever.” buyuruyor. Bütün sanatlar Mutlak Sanatkâr olan O’nun güzelliğinden payını alırlar. Müslümanlar, tarihin her döneminde, kendilerine hep sanatın merkezde olduğu bir hayat inşa etmişlerdir. Buhara’dan Endülüs’e yayılan İslam coğrafyasında, bunu en ince detayına kadar örnekleriyle gözlemleyebiliriz.

Şehircilikten mimariye, hüsn-i hattan minyatüre, edebi sanatlardan el sanatlarına, medeniyet havuzumuzda biriken miras, “Mutlak Güzel”in izinde süren bir yolculuğun neticesidir. Elbette bu havuzu besleyen ana kaynakların başında İstanbul gelmektedir.

Yedi tepeyi donatan kurşun kubbelerin efsunlu güzelliğinde, göğe yükselen minarelerin nakışlı zarafetinde, billur çeşmelerin inci gibi yazılmış altuni kitabelerinde, Hüvelbaki diyen oyalı taşların sükunetinde, “Güzel gören”, “güzel düşünen”, “güzel eyleyen” bir anlayışın incelikleri görülür. Yeditepe Bienali, içerdiği muhtevayla, bizi biz yapan bu sanat anlayışının özünü yansıtmayı amaçlıyor.’sözlerleriyle 2. Yeditepe Bienal’ni amacını özetlemiştir.

ÇERÇEVENİN İÇİNE BAKIŞ

2. Yeditepe Bienali çerçeve temasıyla henüz tartışılmamış fakat oldukça merkezi bir konuyu gündeme getiriyor: Geleneksel sanatların modern dönemde kendi mekânlarından, yani kitap ve mimari mekânlarından uzaklaştıktan sonra sergi mekânlarında kendilerini bir çerçeve içinde göze ve muhataba sunmaları ne anlama gelmektedir? Günümüzde bizi çerçeveleyen kültür endüstrisi sahnesinin dışından bakabilmek mümkün müdür? Yani, tezhip, hat, minyatür ve ebru gibi disiplinlere ayırdığımız sanatlarımızın son iki yüz yıl içinde bütünlüklerinin ayrılması, çerçevelenip duvara asılmaları kendi geleneklerinde ve algılanışlarında neleri değiştirdi? Bu sorular, her katılımcının ve sanatçının kendi yorumuyla çoğalacak soruları ve cevapları beraberinde getirecektir.

Yeditepe Bienali’nde yer alan değerli çalışmaların bir araya gelmesinde güçlü soruların zengin teorik alt yapısı bir harç niteliğinde olmuştur. Bu harcı mümkün kılanlardan Yeditepe Bienali küratörü Berkan Karpat, Münich’deki Haus der Kunst’da Sanatçılar Kurumu’nda başkan olarak görev yapmakta, disiplinler arası yapıya sahip olan eserleri ve bilimsel sanat çalışmaları bulunmaktadır. 2003’den beri M. Ü. İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü, Din Felsefesi Anabilimdalı’nda görev yapmakta olan Prof. Dr. Zeynep Gemuhluoğlu da, Sanat Felsefesi ve Estetik üzerine çalışmaları ile Yeditepe Bienali’nde danışman olarak büyük katkıya sahiptir.

DÖRT AYRI MEKÂN

2. Yeditepe Bienali dört ayrı mekânda sanatseverlerle buluşuyor. Restorasyonu devam eden Süleymaniye Külliyesi İmareti Darüzziyafe, Fatih Cam Küp Galeri, Nuruosmaniye Camii Mahzen ve Yedikule Hisarı. Dört mekân da bir tür “ara-mekân” olmaları özelliği ile misafirlerini çerçevede değilse de eşikte karşılamaya ve onları “içeri” davet etmeye aday niteliğinde. Mekanların mimari özelliklerine uygun bir düzen içeren sergileme yöntemleri, Süleymaniye Camii İmareti Darüzziyafe’de mekânın simetri ve asimetrisini içselleştiren yataylığı, Mahzen’de su ile ilişkisine işaret eden bir tür iniş ve ağırbaşlılığı, Yedikule Hisarı’nda ise dikey bir hareketi esas alıyor. Bu nedenle restorasyonu devam eden Süleymaniye Camii İmareti Darüzziyafe’de yer alan ve geleneksel tarzda çalışılmış 250’den fazla eser sanatçının çalışma görme pratiğine uygun şekilde ve kitap sanatları mekanına gönderme yapacak şekilde düzenlendi. Eserlerin çerçevelerini kapatan veya bazen tamamen gizleyen düzenlemesi, muhataplara belli bir bakış açısını, “çerçevelemeyi” dayatmaktan ziyade kendi görme biçimini bulması için imkân tanıyor. Aynı zamanda geleneksel sanatların günümüz kültür endüstrisi içindeki konumlarına dair sorgulamaya da işaret ediyor. Fatih Cam Küp Galeri'de ise 2. Yeditepe Bienali'nin eser ve mekanlarını dijital olarak gezmek, 3 boyutlu halini müşahade etmek ve eserlerin dijital dünyadaki varlığı hakkında düşünmek mümkün olacak.

Nuruosmaniye Camii Mahzen’deki çalışmalar ise geleneksel sanat eğitimi almış sanatçıların sanat icrası ve sergileme tarzları hakkındaki sorularını görünür kılma çabasının sonucu olarak yer alıyor. Yedikule Hisarı’nda yer alan çalışmalar da daha çok hem çağdaş sanatın hem de geleneksel sanatın sergileme pratiklerinin geleceğine dair umut ve umutsuzlukların dile gelmesi niteliğinde. Bu iki mekândaki eserler, enstalasyon anlamında bir “yerleştirme” değil bir tür “yerini arama” “her şeyin zaten yerli yerinde olduğuna” dair kadim Anadolu bilgeliğinin çağrısını işitmeye ve duyurmaya dair bir teklif olduğunu da hatırlıyor ve hatırlatıyor.

2. Yeditepe Bienali, sergilenen 282 eser ile Türk İslam Sanatları’nın disiplinlere ayrıldığı günden bugüne kendine has bir sergileme tarzının varlığını ve bu konudaki bilinci de sorguluyor.

Lorbi PR İNÖNÜ CAD. GÜMÜŞ KONAK APT. NO:28/5 34437 BEYOĞLU GÜMÜŞSUYU / İSTANBUL Lorbi PR
  • Facebook
  • Twitter
  • Flickr
  • Youtube
  • Instagram
  • Linkedin
Lorbi PR
TEL. 0212 249 45 46 FAX. 0212 249 62 12 info@lorbi.com
IDA ICCO
Derinev Kurumsal İletişim Danışmanlığı